SİRKÜLER

2019-004- Konkordato Müessesesinin Şüpheli Alacak Karşılığı Uygulaması Karşısındaki Durumu hk.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

Vezin Sirküler 2019-004

Sirkülerimizin konusunu “Konkordato Müessesesinin Şüpheli Alacak Karşılığı Uygulaması Karşısındaki Durumu”  oluşturmaktadır.

ÖZET:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda, 7101 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler kapsamında İFLAS ERTELEMESİ müessesesinin kaldırılarak KONKORDATO müessesesinin kapsamlı bir şekilde yeniden düzenlenmesi sebebiyle konkordato sürecine giren borçludan olan alacakların Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesi kapsamındaki durumuna ilişkin açıklamalar VUK-112/2019-2 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile yapılmıştır.

Sirküler’de yer alan, konkordato sürecinde şüpheli alacak karşılığı uygulamasına ilişkin açıklamalar aşağıda özetlenmiştir.

ŞÜPHELİ ALACAK KARŞILIĞI VE KONKORDATO

213 sayılı Kanun’un 323. maddesi uygulamasında;

Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olan;

·         Dava veya icra safhasındaki alacaklar,

·         Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecedeki küçük alacaklar,

Şüpheli alacak sayılmaktadır ve maddede belirtilen şartlara haiz alacaklar için karşılık ayrılması kanunen imkan dahilindedir.

Konkordato ise, bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşmadır. Bu anlaşma ile alacaklılar, borçluya karşı olan alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler.

İcra ve İflas Kanunu uygulamasında konkordato süreci,

·         Geçici Mühlet,

·         Kesin Mühlet,

·         Konkordatonun Reddi,

·         Konkordato Projesinin Tasdiki,

Gibi çeşitli aşamaları içerir şekilde düzenlenmektedir.

Kanundaki öngörülen/düzenlenen aşamaların şüpheli alacak karşılığı uygulaması karşısındaki durumları aşağıda değerlendirilmektedir.

A. GEÇİCİ MÜHLET KARARI VERİLMESİ VE AŞAMALARI

2004 sayılı Kanun uygulamasında, geçici mühlet kararı verilmesiyle;

·         Borçlu aleyhine hiçbir takip YAPILAMAMAKTA,

·         Karar öncesinde başlanılmış olan takipler DURMAKTA,

·         İhtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları UYGULANAMAMAKTADIR.

Hakkında geçici mühlet kararı verilen borçludan olan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılmasına ilişkin esaslar neler olacaktır?

A. GEÇİCİ MÜHLET KARARI AŞAMALARI

A.1. Geçici Mühlet Kararından Önce Dava veya İcra Safhasına İntikal Etmiş Alacaklar

Geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal etmiş alacaklar için Vergi Usul Kanun’un 323. maddesi kapsamında karşılık ayrılmış olması durumunda mahkeme tarafından geçici mühlet kararı verilmesinin, alacağın “şüpheli” vasfına haiz olmasına bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle ayrılan karşılık işlemine ilişkin kaydî bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

A.2. Geçici Mühlet Kararından Önce Dava veya İcra Safhasına İntikal Etmemiş Alacaklar

İcra ve İflas Kanunu’nun 288. maddesi hükmü uyarınca, geçici mühlet kararı kesin mühletin hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Geçici mühlet kararı ile birlikte takip yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Bu nedenle geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal ettirilmemiş alacaklar için geçici mühlet kararının ilan edildiği tarih itibarıyla şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir.

A.3. Geçici Mühletin Kaldırılarak Konkordato Talebinin Reddedilmesi

İcra ve İflas Kanunu’nun 287 ve 288. maddeleri uyarınca, geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin karar verilmiş olması durumunda yukarıdaki özetlenen durumlara etkisi ne olacaktır?

•Geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal etmiş olması nedeniyle karşılık ayrılan alacaklar için herhangi bir düzeltme yapılmaması,

•Geçici mühlet kararının ilan edilmesi ile alacak için karşılık ayrılmış ise, ayrılmış olan karşılıkların konkordato talebinin reddine ilişkin kararın ilan edildiği tarih itibarıyla düzeltilmesi,

gerekmektedir.

Ancak, bu karar sonrası alacakların dava veya icra safhasına intikal etmesi durumunda genel hükümler çerçevesinde şüpheli alacak karşılığı ayrılmasına kanunen bir engel olmadığı tabidir .

B. KESİN MÜHLET KARARI VERİLMESİ VE AŞAMALARI

İcra ve İflas Kanunu’nun 289. maddesi uyarınca, konkordato projesinin şirket açısından iflası önleyeceği ve ticari hayatın devamını sağlayacağının anlaşılması durumunda mahkemece geçici mühlet verilmiş olan borçluya kesin mühlet verilmektedir.

Bu kararla, konkordato projesinin başarıya ulaşacağı kabul edilmekle birlikte;

·         Alacaklılar tarafından dava veya icra süreçleri yürütülemediğinden daha önce ayrılmış olan karşılıklara ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamakta,

·         Vergi Usul Kanunu uygulamasında geçici mühlet kararı sonrasında karşılık ayrılmamış olması durumunda şüpheli hale gelen alacak için bu dönemde karşılık ayrılması gerekmektedir.

Ancak ilgili olduğu yılda ayrılmayan karşılığın sonraki yıllarda dikkate alınması mümkün bulunmadığı hususu dikkate alındığında, (kesin mühlet kararının verildiği tarihle geçici mühlet kararının verildiği tarihin aynı yıl içerisinde olmaması halinde)geçici mühlet kararının ilan edildiği tarih itibarıyla şüpheli alacak karşılığı ayrılmamışsa sonraki yılda kesin mühlet kararının ilan edilmesi durumunda şüpheli alacak karşılığı ayrılamayacağı da tabidir.

B.1. Borçlunun Mali Durumunun Düzelmesi Halinde Kesin Mühlet Kararının Kaldırılması

İcra ve İflas Kanunu’nun 291. maddesi uyarınca, konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleşmesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi halinde;

•Geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal etmiş olması nedeniyle karşılık ayrılan alacaklar için herhangi bir düzeltme yapılmaması,

•Geçici mühlet kararının ilan edilmesi ile karşılık ayrılan alacaklar için ise ayrılmış olan karşılıkların konkordatonun reddine ilişkin kararın ilan edildiği tarih itibarıyla düzeltilmesi,

gerekmektedir.

Ancak, bu alacakların dava veya icra safhasına intikal etmesi durumunda Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde şüpheli alacak karşılığı ayrılmasına kanunen bir engel olmadığı tabidir.

B.2. Kesin Mühlet İçinde Konkordatonun Reddi ve İflasın Açılması

İcra ve İflas Kanunu’nun 292. maddesinde, iflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra ilgili maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde mahkeme tarafından kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verilmesi düzenlenmiştir.

Bu karar kapsamında mevzuata uygun olarak iflas masasına kaydedilen alacaklarda “şüpheli” vasfına haizlik durumu devam ettiği içindir ki daha önce ayrılan karşılıklara ilişkin düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

C.KONKORDATO PROJESİNİN TASDİK EDİLMESİ VEYA REDDEDİLMESİ DURUMU

C.1. Konkordato Projesinin Tasdik Edilmesi

İcra ve İflas Kanunu’nun 306. maddesi uyarınca, konkordatonun tasdiki kararına istinaden alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceğinin belirtilmesi gerekmektedir.

Tasdik kararı çerçevesinde;

·         Alacakların borçlu lehine vazgeçilen kısmı, Vergi Usul Kanunu hükümleri kapsamında “Değersiz Alacak” niteliğine haiz olacaktır. Değersiz alacak ile bu alacağa isabet eden karşılık, konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) tarih itibarıyla Vergi Usul Kanunu’nun 322 nci maddesi hükmüne uygun olarak işlem yapılacaktır.

·         Alacağın vazgeçilmeyen kısmının vadesi ise proje çerçevesinde uzatılmış olacağından alacaklı ile borçlu arasında yeni bir borç ilişkisi kurularak eski borç vade/miktar itibariyle yenilendiğinden bu alacaklar, “Şüpheli” alacak olma vasfını kaybedecektir. Dolayısıyla söz konusu alacaklar için ayrılmış olan karşılıkların, konkordatonun tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) tarih itibarıyla düzeltilmesi gerekmektedir.

C.2. Konkordato Projesinin Reddedilmesi

İcra ve İflas Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca, konkordatonun tasdik edilmemesi durumunda;

·         Mahkemenin konkordato talebinin reddine karar vermesi,

·         Kararın 288. madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilmesi,

·        Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde, borçlunun iflâsına resen karar verilmesi düzenlenmektedir.

Bu durumda da B. KESİN MÜHLET KARARI VE AŞAMALARI  başlığında “B.2 Kesin Mühlet İçinde Konkordatonun Reddi ve İflasın Açılması” alt başlığı altında yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

D. DİĞER HUSUSLAR

Ø  Şüpheli alacak uygulaması, alacağın ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesine yönelik bir düzenleme olması nedeniyle, bu mahiyette olmayan alacaklar için önceki bölümlerde belirtilen doğrultuda şüpheli alacak uygulamasına gidilemeyecektir.

Ø  Teminatlı alacaklarda şüpheli alacak karşılığı, teminattan geri kalan kısma inhisar ettiği için, konkordato uygulamasında da yukarıdaki bölümlerde belirtilen şüpheli alacak karşılığı ancak teminatı aşan kısım için uygulanacaktır.

Ø  Şüpheli hale gelen alacak için bu dönemde karşılık ayrılması gerekmekte olup, ilgili olduğu yılda ayrılmayan karşılığın sonraki yıllarda dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.