SİRKÜLER

2018-021 KDV Tebliğ Değişikliği Hakkında

 Vezin Sirküler 2018-020

Sirkülerimizin konusunu “KDV Tebliğ Değişikliği  oluşturmaktadır.

1) KDV TEVKİFATININ YAPILMAMASI VEYA EKSİK YAPILMASI DURUMUNDA ALICININ SORUMLULUĞU

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin, alıcıların beyanına ilişkin (I/C-2.1.3.4.3.1.) bölümünün yedinci ve sekizinci paragraflarında değişiklikler yapılmıştır.

Tebliğ düzenlemesi uyarınca;

Sorumlu sıfatıyla tevkif edilmesi gerekirken tevkifat yapılmaması neticesinde beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının, sorumlu (ALICI) adına  yapılacak tarhiyatta vergi aslının aranılmaması için önceki Tebliğ düzenlemesinde  yer aldığı üzere “tek kriter” olarak “beyan” esas alınmayacak, tevkif edilmesi gereken verginin SATICI tarafından beyan edilmesinin yanında Hazineye ödenmiş olması da dikkate alınacak.

        SATICI tarafından verginin tam olarak beyannameye ithal edilmiş olmasına karşın, tahakkuk eden verginin ödenmemesi veya ödenecek KDV çıkmaması hallerinde Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar ALICI’DAN tarhiyat yapılmak suretiyle aranılacak. 

ESKİ VE YENİ, HALİYLE TEBLİĞ DÜZENLEMESİ

“Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş ve Hazineye ödenmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz. Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen ve Hazineye ödenen bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan gecikme faizi alıcıdan aranır.

Söz konusu vergi satıcı tarafından beyan edilmiş olmakla birlikte, tahakkuk eden verginin ödenmemesi veya ödenecek KDV çıkmaması nedenleriyle Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar alıcıdan aranır.

Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen KDV’nin ödenmiş olması halinde, bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar; söz konusu verginin ödenmemiş olması halinde ise normal vade tarihinden yapılacak tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar gecikme faizi uygulanır.”

 

2) İNDİRİMLİ ORANA TABİİŞLEMLERE İLİŞKİN İADE UYGULAMASINDA AY İÇİ HESAPLAMASI

Bilindiği üzere, indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade tutarının hesaplanmasında;

ü  ÖNCELİKLE İşlemin bünyesine DOĞRUDAN giren harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV,

ü  SONRA ilgili dönem genel üretim ve genel yönetim giderleri için (ENDİREKT) yüklenilen KDV,

DİKKATE ALINACAK

ü  Hesaplama neticesinde bulunan tutarın, “Azami İade Edilebilir KDV” tutarını aşmaması halinde, ATİK’ler dolayısıyla yüklenilen KDV’den, bulunan tutar ile azami iade edilebilir KDV tutarı arasındaki farka isabet eden tutar kadar, iade hesabına pay verilecek.

Tebliğin, indirimli orana tabi işlemlerde iade tutarlarının hesaplanmasına ilişkin  (III/B-3.1.1.) bölümünün sekizinci paragrafı ile (III/B-3.1.2.) bölümünün beşinci paragrafında yer alan “ay içi hesaplamalarda” ibaresi “ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler” şeklinde değiştirilmiştir.

Düzenlemeyle, ay içi hesaplamalarda limit aşımı “doğrudan yüklenimler”  ile sınırlandırılmıştır. Bu kapsamda,  genel üretim ve genel yönetim giderleri veya ATİK’ler dolayısıyla yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilmiş olması durumunda, % 1 oranına tabi işlemler için işlem bedelinin % 17’sini, % 8 oranına tabi işlemler için ise işlem bedelinin % 10’unu aşması halinde aşan kısım, ay içi hesaplamalarda da iade hesabına dahil edilemeyecektir.

İzleyen yıl içerisinde talep edilen nakden/mahsuben iade tutarlarının hesaplanmasına ilişkin olarak da yıllık iadelerde azami iade tutarının belirlenmesinde, iade talebinde bulunulan yıldaki toplam işlem bedeli esas alınacak olup, ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmeyeceği de düzenlenmiştir.

ESKİ VE YENİ  HALİYLE TEBLİĞ DÜZENLEMESİ

Diğer taraftan indirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen vergi ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan vergi arasındaki farkın, (% 1) oranına tabi işlemler için işlem bedelinin (% 17)’sini, (% 8)’e tabi işlemler için ise işlem bedelinin (% 10)’unu aşan kısmı, iade hesabına dahil edilmez. Azami iade tutarının belirlenmesinde iade talebinde bulunulan döneme kadar yapılan toplam işlem bedeli dikkate alınır, ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmez. Ancak işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalara ilişkin olarak yüklenilen verginin, azami iade tutarını aşması halinde, mükellefin iade talebi, aşan kısım için münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.

Yıllık iadelerde azami iade tutarının belirlenmesinde, iade talebinde bulunulan yıldaki toplam işlem bedeli esas alınır, ay içi hesaplamalarda doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutarın aşılması bu durumu değiştirmez.

 

3) ÜNİVERSİTELERE YAPILACAK BİNA BAĞIŞLARINDA, İNŞAAT RUHSATI ALINAMAMASI HALİNDE ÜNİVERSİTENİN UYGUN GÖRÜŞÜNÜN ALINMASININ YETERLİ OLMASI

Tebliğin istisnaların uygulanmasına ilişkin (II/B-15.2.1.) bölümünün ikinci paragrafının sonuna eklenen cümleyle, üniversitelere yapılacak bina bağışlarında; inşaat ruhsatı alınamaması halinde, istisna kapsamında alınacak mal ve hizmet listesinin onayında, ruhsat yerine üniversitenin inşaatla ilgili sorumlu biriminin uygun görüşünün aranılması sağlanarak uygulamada yaşanan sıkıntıya çözüm getirilmiştir.

 “Üniversitelere yapılacak bağışlarda, uygulama imar planı, parselasyon planı veya vaziyet planı olmaması gibi nedenlerle inşaat ruhsatı alınamaması halinde, istisna kapsamında alınacak mal ve hizmet listesinin onayında ruhsat yerine üniversitenin inşaatla ilgili sorumlu biriminin uygun görüşü aranır.”